Azîz, Sıddık Kardeşlerim!
“İhlâs” ve mektûbların sûretlerinin hafiyeler tarafından alınması, sizi müteessir etmesin. Zâten o mektûbları ve “İhlâs” ve ihbar‑ı Aleviyeyi onlara okutmak, Risale-i Nur hesabına ve fütûhâtına lâzımdı. Hem bu hâdise zamanında İstanbul’da bolşevizm aleyhindeki nümâyiş hâdisesi, Risale-i Nura karşı perde altında hücum eden iki kuvvet birbirine vaziyet almağa başladığı cihetle, Risale-i Nur fütûhâtına büyük bir vesiledir. Muvakkat bize karşı bazı ilişmeler olsa da, hiç ehemmiyeti yok. Çünkü, bolşevizmin, Müslümanlar içinde anarşilik mâhiyetinde küfr-ü mutlak ve fikr-i tabiatla yerleştirilmesine mukâbil, ancak ve ancak Risale-i Nurun fevkalâde kuvvetli hakikatleri çıkabilmesinden, milliyet-perver ve vatan-perver ve siyasetçiler ve dindarlar, Risale-i Nurun arkasına girmeğe ve onunla barışmağa ve onunla siper almağa bir yol açılıyor nazarıyla bakıyoruz.
Said Nursî