Pek çok alâkadar olduğum ve Risale‑i Nurun gayet ehemmiyetli bir merkezi ve az zamanda pek çok Nur işini gören Denizli Husrev’i ve gayet ciddi ve sâdık rüfekaları, hususan hâkim-i âdil ve Muharrem ve Hâfız Mustafa vesâirenin nâmına bayram tebrikiyle, Hasan Feyzi’nin şiddetli ve tehlikeli hastalığını beyân eden bir mektûbu, çok ehemmiyetli bir kardeşimiz olan Muharrem’den aldım. Kanâat-ı kat'iyyem geldi ki; Hasan Feyzi, aynen şehîd Hâfız Ali (Rahmetullâhi Aleyh) gibi, benim musîbetimin kısm-ı a'zamını kendine alıp manevî bir fedâkârlık eylemiş. Hâfız Ali, benim bedelime birkaç emâre ile berzaha gittiği gibi, bu Hasan Feyzi de aynı hastalığım zamanında, aynı vakitte, aynı müddette, aynı tarzda, aynı sıkıntılı dışarıya çıkmamakta tevâfuku, kuvvetli bir emâredir ki; bana çok acıyan ve şefkat eden o kardeşimiz, ma'nen hastalığımı kısmen kendine aldı. Bu dört cihetle tevâfuk içinde yalnız bir fark var. Benimki zehirden, tesemmümden; onunki soğuktan gelmiştir. Elbette Hastalar Risalesi bizim bedelimize onu tesellî edip iyâdetü'l-marîz gibi keyfini sormuş ve hastalıktaki büyük sevâblar ve sıkıntılarını sürûra kalbetmiş. Cenâb-ı Hak, şifâ-i àcil ihsân eylesin, âmîn!
Yüklənir...