Kardeşlerim!
Bu defa Meyve Risalesinin tam kıymetini bilen ve kendine “Meyveci” nâmını veren Risale‑i Nur santralcısının yazdığı mektûb, beni çok memnun eyledi. Çünkü; Hulûsi, Hakkı gibi yirmi seneye yakın bir zamandan beri mâbeynlerinde olan samîmâne dostluk ve kardeşlik tam devam ve sebat ettiği gibi; onların Risale-i Nura karşı alâka ve irtibat ve sadâkatleri, aynen mâbeynlerindeki hàlisâne münâsebetleri gibi hem devam ediyor, hem metânet kesbediyor; ârızalarla sarsılmıyor. Cenâb-ı Hakk’a şükrediyorum ki; böyle hàlis, muhlis ve başkalara hüsn-ü misâl olan sâdık şâkirdleri Risale-i Nura vermiş ki, dâimî hakta hulûs ile ve Nur hizmetinde sabır içinde şükrediyorlar. O “Meyveci”nin civarında ismini söylemediğim ma'lûm ve çok alâkadar olduğum kardeşlerim, hususan Barla sıddıkları, beni çok defa hayâlen eski zamana ve o memlekete celbediyorlar; Barla ve dağlarında gezdiriyorlar. Ben, onlarla ve o yerleriyle çok alâkadarım, unutmuyorum. Onlara binler selâm ediyorum.
Kuzca hatîbi Hasan Şükrü’nün mektûbu beni memnun eyledi; selâm ederim. Masûmlar, ümmîler, hemşireler ve kalemle çalışanlar başta olarak umum kardeşlerime birer birer selâm ve duâ ediyoruz.
اَلْبَاق۪ي هُوَ الْبَاق۪يKardeşinizSaid Nursî