“Hüve Nüktesi”nin Âhirinde Bu Parça Yazılacak
Gördüm ki; âlem‑i misâl, nihâyetsiz fotoğraflar ve herbir fotoğraf, hadsiz hâdisât-ı dünyeviyeyi aynı zamanda hiç karıştırmayarak alıyor. Binler dünya kadar büyük ve geniş bir sinema-i uhreviye; ve fâniyâtın fânî ve zâil hâllerini ve vaziyetlerini ve geçici hayatlarının meyvelerini sermedî temâşâgâhlarda ve Cennet’te saâdet-i ebediye ashâblarına da dünya mâceralarını ve eski hâtıralarını levhalarıyla gözlerine göstermek için pek büyük bir fotoğraf makinesi olarak bildim.
Hem Levh‑i Mahfûz’un, hem âlem-i misâlin iki hücceti ve iki küçücük nümûnesi ve iki noktası, insanın başında olan kuvve-i hâfıza ve kuvve-i hayâliye, mercimek küçüklüğünde iken, hiç karıştırmayarak kemâl-i intizamla içlerinde bir büyük kütübhâne kadar ma'lûmâtın yazılması kat'î isbât eder ki, o iki kuvvenin nümûne-i ekber ve a'zamları âlem-i misâl ile Levh-i Mahfûz’dur. Hava ve su unsurlarının, hususan nutfelerin suyu ve hava unsuru; toprak unsurunun pek fevkınde daha ziyâde hikmet ve irâde ile ve kalem-i Kader ve Kudret ile yazıldıkları ve tesâdüf ve kör kuvvetin ve sağır tabiatın ve câmid, hedefsiz esbâbın karışması yüz derece muhâl ve hiçbir cihetle mümkün olmadığını, Hakîm-i Zülcelâl’in kalem-i Kader ve Hikmetinin sahifesi olduğu ilmelyakìn ile kat'î bilindi.
(Mütebâkisi şimdilik yazdırılmadı.)
سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَٓا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَٓا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَل۪يمُ الْحَك۪يمُ
Kardeşiniz Said Nursî