Azîz, Sıddık Kardeşlerim!
Şimâlin İsveç, Norveç, Finlandiya Kur'ânı, mekteblerinde en büyük halâskâr bir kitab olarak kabûl ettikleri gibi, şimdi erkân‑ı İslâmiye’nin birincisi olan Ramazan sıyâmını tutmak niyetiyle Câmiü'l-Ezher’e “Şimâlin pek uzun günlerinde bir çare-i tahfifi ve te'hiri yok mu?” diye sormuşlar. Demek Avrupa’nın yalnız o küçük hükûmetleri değil, belki siyaset mânâsı verilmemek için kendini izhâr etmeyen eskide büyük ve dünyanın yüksek mevkiini tutmakla beraber, gayet dehşetli bir tarzda dünyanın fenâ ve fânîliğini dehşetli tokatla o yüksek mertebelerin hiçe indiğini görmekle hakîki tesellî, yalnız ve ancak hakàik-ı Kur'âniye’de bulmasıyla, o küçüklerle ma'nen beraber tahmin edilebilir.
Evet, dünyanın mâhiyeti anlaşıldıktan sonra, elbette hayat‑ı ebediyeden başka beşeriyetin o inkisar-ı hayâl yarasını tedâvi edecek Kur'ân’dan başka yoktur.