Azîz, Sıddık Kardeşlerim!
Evvelâ: Bütün rûh u canımızla geçmiş rahmetli ve bereketli ve kerâmetli ve yağmurlu Mi'râc‑ı Şerîfinizi tebrik ve emsâl-i kesîresiyle müşerref olmaklığınızı Rahmet-i İlâhiye’den niyâz ediyoruz. Ve bu sene aynen geçen sene gibi, Mi'râc gecesinden evvel, gecede, hiç emsâli görülmemiş bir tarzda yağmurun gelmesi ve Mi'râc gecesi ve gündüzünde devam etmesi, kâinât ve anâsır bu mübârek geceyi alkışladığına bir alâmet olduğu gibi, Zülfikàr ve Asâ-yı Mûsa’nın fütûhâtlarına – hususan resmî dâirelerde – bir emâresi olduğuna kanâatimiz kat'îdir. Ve bu mübârek gecenin yarısına kadar şiddetli ve çalışmağa bir derece mâni bir rahatsızlık ve sancı birdenbire zâil olmaları bana kanâat verdi ki; bu mübârek gecede kardeşlerim sıhhat ve âfiyetim için duâları, hakkımda, makbûliyetinin eseri olduğuna ve o gecenin bir mikdarında ziyâde hastalık cihetiyle herbir saati on saat kadar sevâblı bulunmasını bir nev'i manevî müjde aldım; Allah’a şükrettim. “Erhamürrâhimîn’e hadsiz şükür olsun.” dedim.
Sâniyen: Nurun bir kumandanı kardeşimiz Re'fet Bey’in Ankara seyahatiyle, Nurlara az bir zamanda büyük bir hizmete muvaffak olduğuna şübhe yoktur. İnşâallâh yakında eseri görünecek. Hususan Diyânet Riyâsetinin müntesibleri umumen Zülfikàr ve Asâ‑yı Mûsa mecmualarını takdir ve tahsin ile karşılamaları; ve tenkid değil, belki himâye ve müdafaa edeceklerine söz vermeleri, çok ehemmiyetli bir hâdisedir‥ ve Zülfikàr ve Asâ-yı Mûsa’ya parlak bir ilânnâmedir.