بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ
Azîz, Sıddık Kardeşim!
Şiddetli bir ihtar ile bildim ki, sen ve Ahmed Feyzi Nurun mesleği olan mübâreze etmemek ve ehl‑i dünya ile uğraşmamak ve siyasete girmemek ve yalnız lüzum-u kat'î olduğu zaman kısaca müdafaa etmek haricinde, pek ziyâde ve zararlı mübârezekârâne ve siyasetvâri mahkemedeki okuduğunuz parçalar Nurlara çok zarar vermiş. Hattâ bizim cezamıza ve benim sıkıntılarıma sebebiyet vermiş.
Ben senden ve Ahmed Feyzi’den gücenmem. Fakat bana evvelce göstermek lâzımdı. Maddî kazâ‑yı İlâhî olarak o vaziyet size verilmiş. Onun tamiri için benim tarzımda davranmak lâzımdır. Feyzi dahi, bütün kuvvetiyle siyâsî müdafaâtı bırakıp Nurlarla ve Tahiri gibi, yeni talebelerle meşgul olmak elzemdir.