بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ
Azîz, Sıddık Kardeşlerim!
Ehl‑i vukûfun insafsızca ve hatâlı ve haksız tenkidleri, vehhâbîlik damarıyla İmâm-ı Ali’nin (Radıyallahu Anhu) Nurlarla ciddi alâkasını ve takdirini çekemeyerek ve geçen sene zemzem suyunu döktüren ve bu sene haccı men'eden evhâmın te'siri altında o yanlış ve hasûdâne i'tirâzları Beşinci Şuâ’a etmişler. Bu sırada, böyle evhâmlı ve telâşlı bir zamanda, bizim için en selâmetli yer hapistir. İnşâallâh Nurlar, hem kendimizin, hem kendilerinin serbestiyetini kazandıracaklar.
Mâdem emsâlsiz bir tarzda, çok ağır şerâit altında, pek çok muârızlar karşısında bu derece Nurlar kendilerini okutturuyorlar‥ talebelerini hapiste çeşit çeşit sûretlerde çalıştırıyor, perîşaniyetlerine inâyet‑i İlâhiye ile meydân vermiyorlar; biz bu dereceye kanâat edip şekvâ yerinde şükretmekle mükellefiz. Benim bütün şiddetli sıkıntılara karşı tahammülüm bu kanâatten geliyor. Vazife-i İlâhiye’ye karışmam.
Said Nursî