بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ
Azîz, Sıddık Kardeşlerim Re'fet, Mehmed Feyzi, Sabri!
Ben şiddetli bir işâret ve manevî bir ihtarla sizin üçünüzden, Risale‑i Nurun hatırı ve bu bayramın hürmeti ve eski hukukumuzun hakkı için çok ricâ ederim ki, dehşetli yeni bir yaramızın tedâvisine çalışınız. Çünkü, gizli düşmanlarımız iki plânı takib edip‥ biri, beni ihanetlerle çürütmek; ikincisi, mâbeynimize bir soğukluk vermektir. Başta Husrev aleyhinde bir tenkid ve i'tirâz ve gücenmek ile bizi birbirimizden ayırmaktır.
Ben size ilân ederim ki; Husrev’in bin kusuru olsa ben onun aleyhinde bulunmaktan korkarım. Çünkü; şimdi onun aleyhinde bulunmak doğrudan doğruya Risale‑i Nur aleyhinde ve benim aleyhimde ve bizi perîşan edenlerin lehinde bir azîm hıyânettir ki, benim sobamın parçalanması gibi acîb, sebebsiz bir hâdise başıma geldi. Ve bana yapılan bu son işkence dahi bu mânâsız ve çok zararlı tesânüdsüzlüğünüzden geldiğine kanâatim var.
Dehşetli bir parmak buraya, hususan altıncıya karışıyor. Beni bu bayramımda ağlatmayınız, çabuk kalben tam barışınız.
Said Nursî