Azîz, Sıddık, Metîn Kardeşlerim!
On aydan beri münâfıkların bir resmî memuru elde edip bütün desîseleriyle yaptıkları hücum en küçük bir şâkirdi sarsmadı. O iftiraları hiç hükmündedir. İsbât ettiğimiz onun yüz yalanına karşı, bir gazetenin sâbık vâlinin tekaüde sevkini bir mektûbumuzda bulup hilâf‑ı vâkidir diye bir tek yanlış bulmuş. Hâlbuki o yanlış o gazeteye aittir. Her ne ise; böylelerden böyle iftiralar, binden bir te'siri bize olmadığı gibi, inşâallâh dâire-i Nura da zararı olmayacak.
Size söylediğim gibi, memurun iftiranâmesine çok ehemmiyet vermeyiniz, zihninizi bulandırmasın. Eğer müdafaâtımda cevabı bulunmayan kanunî nokta varsa, kısa cevab verirsiniz. Hem deyiniz: “Said der ki: Bizi ve Nurları berâet ettiren üç mahkemeyi kızdırmamak, tenkìs etmemek için o garazkârâne iddianâmeye karşı cevab verip ehemmiyet vermeyeceğim. Büyük müdafaâtım; hususan on vecihle kanunsuzluğa, tam ve mükemmel bir cevaptır.”