Azîz, Sıddık Kardeşlerim!
Bu iki gün zarfında iki küçük patlak, zâhirî hiçbir sebeb yokken acîb, mânidâr bir tarzda olması tesâdüfe benzemiyor.
Birincisi: Koğuşumda muhkem demirden olan soba birden kuvvetli tabanca gibi ses verip aşağısındaki kalın ve metîn demiri bomba gibi patladı, iki parça oldu. Terzi Hamdi korktu, bizi hayret içinde bıraktı. Hâlbuki çok defa kışta taş kömürü ile kızgın kırmızılaştığı hâlde tahammül ediyordu.
İkincisi: İkinci gün Feyzilerin koğuşunda hiçbir sebeb yokken birden su testisi üstünde duran bardak acîb sûrette parça parça oldu.
Hâtıra geliyor ki; inşâallâh bize zarar dokunmadan, aleyhimizdeki dehşetli bombaları Ankara’nın altı makàmâtına gönderilen müdafaât nüshaları patlattırdılar, bize zarar vermeden aleyhimize ateşlenen ve kızışan hiddet sobası iki parça oldu. Hem ihtimal var ki; mübârek soba, benim teessürâtımı ve tazarruâtımı dinleyen tek ve menfaatli arkadaşım bana haber veriyor ki: “Bu zindân ve hapishâneden gideceksin, bana ihtiyaç kalmadı…”