Azîz, Sıddık Kardeşim Re'fet Bey!
Senin âlimâne suâllerin Risale‑i Nurun Mektûbat kısmında çok ehemmiyetli hakikatlerin anahtarları olmasından senin suâllerine karşı lâkayd kalamıyorum. Bunun kısa cevabı şudur:
Mâdem Kur'ân bir hutbe‑i ezeliyedir, nev'-i beşerin umum tabakàtıyla ve ehl-i ibâdetin bütün tâifeleriyle konuşur; elbette onlara göre müteaddid mânâları ve küllî mânâsının çok mertebeleri bulunacak. Bazı müfessirler, yalnız en umumî veya en sarîh veya vâcib veya bir sünnet-i müekkedeyi ifâde eden mânâyı tercih eder.
Meselâ, bu âyette وَمِنَ الَّيْلِ فَسَبِّحْهُ’dan ehemmiyetli bir sünnet olan iki rekât teheccüd namazını ve وَاِدْبَارَ النُّجُومِ’dan, bir sünnet‑i müekkede olan sabah fecir sünnetini zikretmiş. Yoksa evvelki mânânın daha çok efrâdı var. Kardeşim, seninle konuşmak kesilmemiş.