Azîz, Sıddık Kardeşlerim!
Şimdi zuhr namazını kıldım, tesbihât içinde siz hâtırıma geldiniz ki; herbiri hem kendini, hem hânesindeki akrabasını düşünmekle mahzûn olur. Birden kalbe geldi ki:
Mâdem eski zamanlarda âhiretini dünyasına tercih edenler, hayat‑ı ictimâiyenin günahlarından kurtulmak ve âhiretine hàlisâne çalışmak niyetiyle mağaralarda, çilehânelerde riyâzet ile hayatlarını geçirenler bu zamanda olsaydılar, Risale-i Nur şâkirdleri olacaktılar; elbette şimdi bu şerâit altında bunlar, onlardan on derece daha ziyâde muhtaçtır ve on derece fazla fazilet kazanıyorlar ve on derece daha rahattırlar.