بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ
Risale‑i Nurun Gençlik Rehberi’nde ve Meyve Risalesi’ndeki beş mes'elesinin, haylaz gençlerde dokuz tokadı Risale-i Nurun bir latîf kerâmeti olduğunu o gençler dahi tasdik ediyorlar.
Birincisi: Bana hizmet eden Feyzi. Ona bidâyette dedim: Sen Meyve’nin bir dersinde bulundun, haylazlık yapma. O yaptı, birden tokat yedi, bir hafta eli bağlı kaldı.
Evet, doğrudur. Feyzi
İkincisi: Bana hizmet eden ve Meyve’yi yazan Ali Rıza. Bir gün, yazdığını ona ders verecektim. O, haylazlığından yemek pişirmek bahânesi ile gelmedi, birden tokat yedi. O vakit onun tenceresi sağlam iken, dibi, yemeği ile beraber tamamen düştü.
Evet, doğrudur. Ali Rıza
Üçüncüsü: Ziya. Meyve’nin gençliğe ve namaza dair mes'elelerini kendine yazdı, namaza başladı. Fakat haylazlık yaptı, namazı ve yazıyı bıraktı. Birden, o vakitte tokat yedi. Hilâf‑ı âdet ve sebebsiz, başı üstündeki sepeti ve elbiseleri yandı. O kadar kalabalık içinde yanıncaya kadar kimse farkında olmaması, kasdî bir şefkat tokadı olduğunu gösterdi.
Evet, doğrudur. Ziya
Dördüncüsü: Mahmud. Ona Meyve’den gençlik ve namaz mes'elelerini okudum ve dedim: Kumar oynama, namaz kıl. Kabûl etti. Fakat haylazlık galebe etti, namaz kılmadı ve kumar oynadı. Birden, hiddet tokadını yedi. Üç‑dört defada dâima mağlûb olup fakir hâliyle beraber kırk lira ve sakosunu ve pantolonunu kumara verdi, daha aklı başına gelmedi.
Evet, doğrudur. Mahmud
Beşincisi: Ondört yaşında Süleyman nâmında bir çocuk, ziyâde haylazlık yapıp başkalarının da iştihâlarını açıyordu. Ona dedim: Uslu dur. Namazını kıl. Senden büyük haylazların içinde bu hâlin, sana tehlike getirir. O, namaza başladı, fakat yine namazı terk ve haylazlığa girdi. Birden tokat yedi. Uyuz illetine mübtelâ oldu, yirmi gündür yatağında yatmağa mecbur oldu.
Evet, doğrudur.Süleyman
Altıncısı: Bana bidâyette hizmet eden Ömer, namaza başladı, şarkıları bıraktı. Fakat bir akşam, kapıya yakın bir şarkı kulağıma geldi, evrâd ile meşguliyetime zarar verdi. Ben, hiddet ettim, çıktım, gördüm ki; hilâf‑ı âdet Ömer’dir. Ben de hilâf-ı âdet bir tokat vurdum. Birden, sabahleyin hilâf-ı âdet olarak Ömer, başka hapse gönderildi.
Yedincisi: Hamza nâmında onaltı yaşında sesi güzel olmasından şarkı söylüyor, başkalarının da iştihâlarını açıyor, haylazlık ediyordu. Ona dedim: Böyle yapma, tokat yiyeceksin. Birden, ikinci gün bir eli yerinden çıktı, iki hafta azâbını çekti.
Evet, doğrudur.Hamza
Bu gibi tokatlar var; fakat kağıt bitti, mânâ da bitti.