Kardeşlerim!
Ehl‑i vukûf raporundan anlaşılıyor ki: Risale-i Nur, bize karşı bütün muârız tâifeleri mağlûb ediyor ki; “Hüccetullâhi'l-Bâliğa” ve “İhtiyar” ve “İhlâs Risaleleri”ne tekrar ile nazar-ı dikkati celbediyorlar. Hem gayet sathî ve cevabları pek zâhir ve güyâ müteassıbâne hocavâri tenkidleri ve hiç münâsebeti olmayan ve hakîki mutâbık olan mes'eleleri anlamadan “mâbeynlerinde tezâd var” demeleri ve risalelerin yüzde doksanını tamamıyla çekinmeyerek tasdik ve takdirleri ve teslîmleri Hücumât-ı Sitte Zeyli’nin pek şiddetli bir sûrette yeni icâdlara fetvâ verenleri cerh ve tezyif etmesine mukâbil, yalnız nezâhet-i lisâniye demişler. Ve dinsizler tarafından öldürülen mazlum ve dindar Hıristiyanlar âhirzamanda bir nev'i şehîd olabilir dediğimi; baş açık namaz kılmak ve Türkçe ezân okumaya Zeylin şiddet-i hücumunu zıt göstermeleri ile iktifâ etmeleri, kat'iyyen onların Risale-i Nura karşı mağlûbiyetlerini gösteriyor kanâatini veriyor.
Said Nursî