Yirmi senede kaç vilâyetin zâbıtaları kıyafetime ilişmedi. Yalnız beş sene evvel Ankara Vâlisi Nevzat Bey, cebren kıyafetime ilişmek istedi; hem muvaffak olamadı, hem kendi kendini intihar etmekle tokadını yedi.
Hem Afyon Vâlisinin büyük memuru, cebren kıyafetime emir vermesine mukâbil, Emirdağı’nın küçük bir adliye memuru ona mukàbele edip “Kanun haricinde hiçbir şey yapamayız.” demiş, kanun‑perestliğini göstermiş.
Hem buranın kaymakamı evhâm etmeyip bana zulmetmediği için, o vicdânlı zâtın tebdiline çalıştılar.
Hem câmiye, Cuma’ya gitmeğe beni men'eden merdüm‑girizlik hastalığı ile beraber, maddî birkaç hastalığa binâen, bir hafta rapor verip beni ifâdemi almağa sevketmemek için doktorluk kanunu ile amel ettiğime binâen, tâ Afyon’dan iki doktor gönderip onun raporunu bozmak, onu da mahkemeye vermek derecesinde keyfî kanunlara ma'rûz olmuşuz.