Azîz Kardeşlerim!
Size iki pusulayı Leyle‑i Regâibden altı saat evvel yazdım. “Hizbü'n-Nuriye” kağıt ile teslîmden sonra, kat'iyyen benim kanâatimde bir nev'i Mu'cize-i Ahmediye olarak, iki aydan beri mütemâdiyen kuraklık ve yağmursuzluk, her tarafta dâima namazlardan sonra pek çok duâların akîm kaldığı ve herkes me'yûsiyetten derd-i maîşet endişesiyle kalben ağlarken, birden Leyle-i Regâibde – bütün ömrümde hiç mislini işitmediğim ve başkalar da işitmediği – üç saatte yüz defa belki fazla tekrar ile melek-i ra'dın yüksek ve şiddetli tesbihâtıyla öyle bir rahmet yağdı ki; en muannide dahi Leyle-i Regâibin kudsiyetini ve Hazret-i Risalet’in bir derece, bir cihette âlem-i şehâdete teşrîfinin umum kâinâtça ve bütün asırlarda nazar-ı ehemmiyette ve Rahmeten li'l-âlemîn olduğunu isbât etti ve kâinât o geceyi alkışlıyor diye gösterdi.
Acaba, duâlarımızda Isparta bu memleketle beraberdi, bu yağmurda hissesi var mı? merak ediyorum. Şimdiye kadar çok emârelerle Risale‑i Nur bir vesile-i rahmet olmasından, bu rahmet îmâ eder ki, her hâlde ehemmiyetli bir fütûhâtı perde altında vardır ve belki serbestiyetine bir işârettir. Hem burada Lem'alar’ın verdiği iştiyak cihetiyle yazıcıların çoğalması, inşâallâh bir nev'i makbûl duâ hükmüne geçti.