Azîz, sıddık kardeşlerim!
Sizin mektûblarınızdan o kadar mesrûr oldum ki, ta'rif edemem. Hususan Husrev’in çok kıymetdâr iki mektûbunda, Hacı Hâfız’ın köyünde Risale‑i Nurun pek fevkalâde bir sûrette tevessü'ü‥ o iki mektûbu nusha gibi ve bir hüccet-i kàtıa gibi saklayıp, bu havâlideki talebelere bir tâziyâne-i teşvik olarak gösteriliyor.
Risale‑i Nur, Kur'ânın bir mu'cize-i manevîsi olduğu gibi, Husrev’in kalemi de, Risale-i Nurun pek kuvvetli bir kerâmeti olduğunu buraca her gün tasdik ediyoruz. Husrev’in mektûbuna karşı uzun mektûb yazmak istiyorduk, arzumuza muvaffak olamadık.
Mübârekler kahramanlarından Küçük Ali’nin mektûbu da bana büyük bir ümîd verdi. Merhum Abdurrahman’ın elhak tam bir halefi olan, kıymetdâr ve mübârek büyük kardeşi olan Mustafa Hulûsi’nin, Hâfız Ahmed isminde mübârek bir mahdumu, peder ve amcaları sisteminde Risale‑i Nura hizmet etmesi, yeniden Abdurrahman dünyaya gelmiş kadar beni müferrah etti.
Aras Atabey’de, eskide, Lütfi, Zekâi gibi iki kıymetdâr şâkirdlerin yerlerini boş bırakmayan, Aras kahramanları olan Tâhir ve Abdullâh Çavuş’un Risale‑i Nura hizmetleri, Aras hakkında endişelerimi tamamen izâle etti.
İsmail oğlu Hüseyin’in hastalığı beni müteessir etti. İnşâallâh tam bir Lütfi olacak, çok da hizmet edecek.
Sizlerin buraya gelen mektûblarınız, kısmen tensîkle lâhikaya dercediliyor. Size bu defa mahrem sırr‑ı اِنَّٓا اَعْطَيْنَا’da istihrâc‑ı gaybîdeki mücmel hakikate dair birden kalbe ihtar edilen bir fıkra ile Tesettür Risalesine hâşiye gönderiyoruz.
Bu şühûr‑u selâse, seksen küsûr sene bir ömrü kazandırıyor. Elbette sizler gibi mücâhidler onu kazanmaya çalışacaksınız. Cenâb-ı Hak herbir gecesini sizin hakkınızda Leyle-i Mi'râc ve Leyle-i Berât ve Leyle-i Kadir kadar kıymetdâr eylesin, âmîn.