بِاسْمِهِ
وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ
اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكَاتُهُ بِعَدَدِ عَاشِرَاتِ دَقَائِقِ عُمْرِكُمْ ف۪ي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِ اٰم۪ينَ
Azîz, sıddık kardeşlerim ve Hizmet‑i Kur'âniye’de muktedir, kuvvetli arkadaşlarım!
Bu defa me'mûlüm fevkındeki kaleminizle, manevî hediyeniz isbât etti ki; ihtiyar, zaîf, âciz bir Said yerine; genç, kavî, iktidarlı çok Saidler sizlerde vardır. Aynı rûh, aynı ifâde, aynı îmân… Hadsiz şükür ve senâ olsun ki; Rabb‑i Rahîm sizleri Risale-i Nura hâmî, nâşir, sâhib, şâkird eylemiş. Bizlere pek çok ağır müşkülât içinde kudsî hizmete muvaffakıyet ihsân etmiş. Zaman ve zemin, sizler ile çok müştâk olduğum uzun konuşmayı hoş görmediği için kısa kesip rûh u canımla herbirinize binler selâm. Mâşâallâh, Bârekallâh derim.
Bu mübârek şühûr‑u selâsede duânıza çok muhtaç kardeşiniz Said Nursî