بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ
اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكَاتُهُ
Sevgili ve kıymetli Üstadım, fazilet‑meâb Efendim Hazretleri!
Ebedî minnetdârı ve hàdimi bulunduğum Risale‑i Nurun feyzinden lâyık olmadığım pek çok eltâf-ı Rabbâniyeye mazhariyetimi, gözlerimden sevinç yaşları akıtarak görmekte ve ne sûretle şükrânlarımla mukàbele edeceğimden âciz bulunmaktayım. Dünün menfûr-u umumîsi Nazîf, bugünün parlak bir vatan-perveri veya hakikatçisi bulunmaktadır. “Elhamdülillâh hâzâ min fadli Rabbî…”
Senelerden beri müştâkı bulunduğum Nur ve Gül fabrikaları, Mübârekler Hey'etinin ve o mukaddes fabrikanın makine ve çarklarının nurlu sadâlarını kulaklarımla işitmek ve şu âciz ve kàsır ve câhil vaziyetimle o yüksek ve Aşere‑i Mübeşşere-i Kur'âniye’den olan Ashâb-ı Güzîn Rıdvânullâhi Aleyhim Ecmaîn efendilerimizin bugün şahsiyet-i maneviyelerini küçük bir mikyâsta temsîl eden sıddıklar, mücâhidler, fedâkâr kahramanlar cemâatinin iki mühim uzvu bulunan azîz kardeşlerimizden Mübârek Sabri ve Büyük Hâfız Ali’nin hakkımda gösterdikleri âlîcenâbâne muhabbet ve merbûtiyet-i kalbiye ve hâdiselerin aynen tevâfuku, bu yüksek ve muktedir nur deryâsının nurlu rüzgârlarından hâsıl olan dalgaların hışırtılarından sızan bir kerâmet-i gaybiye bulunduğundan, bizce pek kıymetdâr olan bu mühim tevâfukâtın, günahkâr ve bütün geçmiş ömrü isyanla dolu bu âdi şahsımın o öyle yüksek ve mukaddes bir hey'etin mübârek iki uzvu tarafından hüsn-ü kabûl görülerek iltifatlarına mazhar ve kıymetli mesâî ve hizmet-i kudsiyelerine tevâfukla, pek cüz'î ve değersiz hizmetimize iştirâk ederek benimsemek ve kabûl etmek yüksekliğinde bulunmaları, Risale-i Nurun kudsî kerâmetiyle Cenâb-ı Rabb-i İzzetin nihâyetsiz eltâf-ı Sübhâniyesinden büyük bir lütf-u Rabbânî bulunduğunu şükrânla arzeder ve bu kıymetli kardeşlerimizin hizmet-i kudsiyelerinin denizden bir katre mesâbesindeki ve çok hatâlı ve kıymetsiz ve cüz'î olan hizmetimizin âsâr-ı fiiliyesi olarak bugün bendenizi lâyıkı bulunmadığım hâlde âciz ve câhil ve günahkâr şahsiyetim böyle yüksek ve erişilmesi muhâl olan Ashâb-ı Resûlullâh Rıdvânullâhi Aleyhim Ecmaîn Hazerâtının şahsiyet-i maneviyesinin küçük bir cilvesinin gölgesini temsîl eden Mübârekler Hey'etinin iki âzâsının yüksek iltifatlarına mazhar etmiştir ki; bendenizi bu kudsî mazhariyete eriştiren Risale-i Nur delâletiyle Kadîr-i Mutlak ve Hàlık-ı Zülcelâl’e, Risale-i Nurun hurûfâtı ve mevcûdâtın mikdarınca hamd ü senâ eder ve bu güzîde ve kıymetdâr Mübârekler Hey'etinin herbir âzâlarına ve bütün kardeşlerimize ayrı ayrı ihtiramla minnet ve şükrânlarımı arz ederim.
Talebeniz ve hizmetkârınız Ahmed Nazîf