Azîz, Sıddık Kardeşlerim!
Medresetü'z‑Zehrâ erkânlarına ehemmiyetli bir mes'eleyi havâle ediyorum.
Seyyid Sâlih, “Arabistan’da Asâ‑yı Mûsa’nın çok lüzumu ve çok fâidesi olduğunu, oralarda seyahatimde anladım. Herhalde Arapçaya tercümesi lâzım geliyor.” dedi. Benim hâlim ve hastalığım müsâade etmediği için benim bedelime Medresetü'z-Zehrâ erkânı, dört yere, güzelce Arapçaya tercümesi için muhâbere etsinler.
Bir Mektûbu Câmiü'l‑Ezher’e, Emirdağlı Kılınç Ali vâsıtasıyla orada birkaç edip zâtlar tercüme etsinler. Bir mektûb da, Ankara Diyânet Dâiresinde Risale-i Nuru ciddi takdir eden ve alâkadar olan bir-iki âlim Arapçaya tercüme etsinler.
Biri de; Kayseri kazalarından Ürgüp Müftüsü kardeşim Abdülmecîd’e yazsınlar ki, yirmi sene bütün kuvvetiyle Nura hizmet etmek ona lâzım iken etmediği için, onun bedeline bütün kuvvetiyle Arapçaya tercüme etsin.
Biri de, Isparta havâlisinde Nur dâiresindeki âlimler dahi Asâ‑yı Mûsa’yı taksim sûretinde herbiri bir kısmını tercüme etsinler.