Sungur Ankara’da iken Üstadımıza yazdığı mektûbun sûretidir
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ
Çok azîz, çok mübârek, çok müşfik, çok sevgili Üstadımız Efendimiz Hazretleri!
Mübârek, makbûl, kıymetli mektûbunuzu Diyânet Riyâseti Başkanı Ahmed Hamdi Efendiye teslîm ettik. Sevinçler içinde mübârek mecmua ve Nurları kendi hususî kütübhânesine koydu. “İnşâallâh bunları kendi öz ve hàs kardeşlerime okumak için vereceğim ve bu sûretle tedrîcî tedrîcî neşrine çalışacağız.” dedi.
Çok sevgili Üstadım Efendim!
Mübârek mektûbunuzdaki emirlerinizi yapacağını söyledi. “Fakat şimdi hemen birdenbire bunların neşri olmaz. Ben bu eserleri hàs kardeşlerime okutturup, meraklılara göre ileride neşrederiz.” İnşâallâh tam ve parlak şekilde ileride neşrine çalışacağını söyledi.
Sungur