Azîz, Sıddık Kardeşlerim!
Bayram tebrikiyle beraber herbirinizi derecesine göre birer Said ve birer vârisim ve benim yerimde Nurların birer bekçi muhâfızı olarak – manevî bir hâtıraya binâen – kabûl ettiğimi haber verdiğim gibi şimdi de size beyân ediyorum: Mâdem haddimden çok ziyâde hüsn‑ü zannınızla bana ulûm-u îmâniye ve Hizmet-i Kur'âniye’de bir üstadlık vermişsiniz. Ben de herbirinize derecesine nisbeten eski zaman üstadlarının icâzet almağa lâyık olan talebelerine icâzet-i ilmiyeyi verdikleri misillû icâzet veriyorum. Ve bütün kanâatimle ve rûh u canımla sizi tebrik ediyorum. İnşâallâh şimdiye kadar sadâkat ve ihlâs dâiresinde fevkalâde neşr-i envâr ettiğiniz gibi daha parlak devam edip bu âciz, zaîf, mütekâid Said bedeline binler muktedir, kuvvetli vazife-perver Saidler olursunuz.
Said Nursî