بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ
اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكَاتُهُ
Azîz, Sıddık, Gayyûr Kardeşim!
Süleyman Efendi’den anladım ki, bazı hususî müşkülâta ma'rûz oluyorsun. Sizin gibi metîn insanlara sabır tavsiyesi zâiddir. Hizmetin kudsiyeti ve o hizmetteki zevk ve gayretindeki şevk, o acı hususî müşkülâta karşı gelir ve galebe eder tahmin ediyorum. Mümkün olduğu kadar aldırmamalısın. Kıymetdâr, kusursuz bir malın dükkâncısı, müşterilere yalvarmaya muhtaç değil. Müşterinin aklı varsa o yalvarsın. خَيْرُ الْاُمُورِ اَحْمَزُهَا sırrınca azîm hayırların müşkülâtı çok oluyor. Müşkülât çoğaldıkça ehl‑i himmet fütûr değil, gayret ve sebatını ziyâdeleştirir. İnşâallâh siz de öyle metîn ve sebatkârlardansınız.
اَلْبَاق۪ي هُوَ الْبَاق۪ي Kardeşiniz Said Nursî