بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ
﷽
يَامَعْشَرَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِ اَلَمْ يَأْتِكُمْ رُسُلٌ مِنْكُمْ Âyet‑i Celîleleri mûcibince cinlerden de peygamber geldiği bildiriliyorsa da, bu husustaki müşkülün halli için vâki suâle Üstadımızın verdiği cevaptır.
Azîz Kardeşim!
Hakikaten senin bu suâlinin çok ehemmiyeti var. Fakat Risale‑i Nurun en ehemmiyetli vazifesi beşeri dalâletten ve küfr-ü mutlaktan kurtarmak olmasından, bu çeşit mes'elelere sıra gelmiyor, onlardan bahis açmıyor. Selef-i Sâlihîn dahi çok bahsetmemişler. Çünkü öyle gaybî ve görünmeyen işlerde, sû‑i isti'mâl düşer. Hem şarlatanlar, hodfürûşluklarına bir vesile yapabilirler. Nasıl ki, şimdi ispirtizmacılar “Cinler ile muhâbere” nâmıyla şarlatanlık yapıyorlar; dinin zararına âlet ederler diye çokça medâr-ı bahs edilmez. Hem Hâtemü'l-Enbiyâ’dan sonra, cinlerde peygamber gelmemiş.
Hem Risale‑i Nur, bu zamanda bir tâun-u beşerî olan maddiyûnluk fikrini ibtal etmek için, cinnî ve rûhânilerin vücûdlarını kat'î hüccetler ile isbât etmeye çalışmış, bu mes'eleye üçüncü derecede bakmış, tafsîlini başkalara bırakmış. Belki inşâallâh Risale‑i Nurun bir şâkirdi, Sûre-i Rahmân’ı tefsir edip bu mes'eleyi de halleder.