بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ
اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكَاتُهُ
Azîz, Sıddık Kardeşlerim!
Evvelâ geçen mübârek Leyle‑i Berât’ınızı ve gelecek Ramazan-ı Şerîfinizi tebrik ederiz. Bu sene, Berât gecesini, Nurcular hakkında çok bereketli ve kerâmetli olduğuna bir emâresini hayretle gördük. Şöyle ki:
Ben, Berât gecesinden az evvel Asâ‑yı Mûsa tashihiyle meşgul iken, bir güvercin pencereye geldi, bana baktı. Ben dedim: “Müjde mi getirdin?” İçeriye girdi. Güyâ eskiden dost idik gibi hiç ürkmedi, Asâ-yı Mûsa üstüne çıktı, üç saat oturdu. Ekmek, pirinç verdim; yemedi. Tâ akşama kaldı, sonra gitti. Tekrar geldi, tâ sabaha kadar yanımda kaldı. Ben yatarken başıma geldi, Allah’a ısmarladık nev'inden başımı okşadı, sonra uçtu, gitti. İkinci gün ben teessüf ederken yine geldi, bir gece daha kaldı. Demek bu mübârek kuş, hem Asâ-yı Mûsa, hem Berâtımızı tebrik etmek istedi.
Said Nursî