بِاسْمِهِ
وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ
اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكَاتُهُ
Azîz Kardeşim Re'fet Bey!
Bu sabah namazdan sonra başımı çevirdim, Re'fet Bey’i gördüm zannettim. Geceleyin bir torba bal ve içinde dolu altın, mübârek bir talebeme veriyordum. Arkamdaki zât, demek Re'fet Bey’in kalb ve rûhunu taşıyor. Hem dellâlı olduğum hazinenin en kıymetdâr, en tatlı şeyi bizim vâsıtamızla satın almak istiyor. Sonra gördüm ki, senin ikinci bir nüshandır (yani Seyrânî’dir).
O rüyada ikiniz hissedarsınız, paylaşırsınız, her ne ise… Sizin bu defa yazdığınız Söz ziyâde hoşuma gittiği için, evvelce sana dediğim gibi başka hatlara nisbeten senin hattın gözüme eski dost göründüğünün sırrını anladım ki, merhum biraderzâdem Abdurrahman’ın hattına benziyor. Bu hat kendini göstermeli. İştiyakın oldukça böyle intihâb ettiğin risaleleri yazsanız mübârek olur.
Hulûsi, Abdurrahman’ın yerine çendan geçmiş. Şu yazı müşâbeheti bana müjde ediyor ki, bir Abdurrahman, Re'fet’ten de çıkacak. Mürekkeb hakkında düşündüğün iyidir. Elde gezecek, güzel olmak şartıyla sâbit olsun. Kendinize yazdığınız parlak olsun. Çünkü mütâlaaya iştiyak ve iştihâyı açar.
Yeni, Sözler ile alâkadarlık edenlere, evvelki üç Hâfız ile Mutâf Hâfız Mahmud Efendi’ye selâm, hem duâ ediyorum. Sebat etsinler; onları kardeş dâiresine dâhil etmişim, talebe dâiresine girmeye çalışsınlar. Siz kimi intihâb etseniz benim de kabûlümdür. Hoca İsmail Hakkı Efendi’ye çok selâm ve duâ ediyorum. Mâdem az adam ile konuşan İşârâtü'l‑İ'câz onunla hayli konuşmuş, ben de o zâtı ale'r-re'si ve'l-ayn kabûl ediyorum. İşârâtü'l-İ'câz ile iktifâ etmesin. İşârâtü'l-İ'câz’ı tefsir eden ve hakàikını aydınlattıran ve göz görür derecesinde gösteren Sözleri, Mektûbları okusun. Hususan Yirmibeşinci, Yirmialtıncı Söz’leri, Yirminci ve Otuzüçüncü Mektûbları gibi intihâb ettiği risaleleri de okusun. Başta Bekir ve Husrev kardeşlerime selâm ve duâ ederim ve duâlarını isterim.
Vehhâbî mes'elesi dünkü gün elime geçti, baktım sana göndermek rûhum istedi. Başka bir sûrette Re'fet kendi geldi, kendi kitabını kendine götürdü.
اَلْبَاق۪ي هُوَ الْبَاق۪ي Said Nursî
Senin ve Husrev’in yazıları beni hiç yormuyor. Çünkü yanlışları azdır. Fakat başkalar bir defa kendileri tashih etmeden bana geliyor. Hâfızama i'timâd edip, yalnız tashih edip yoruluyorum. Sâirlerin yazdıklarını sizler mukàbele edip ba'dehu bana gönderseniz daha iyi olur.