بِاسْمِهِ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ
اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكَاتُهُ
Azîz Kardeşim Re'fet Bey!
Senin mektûbunu ve kitabını memnuniyetle aldım. Gayet sevdiğim bir talebem olan Hulûsi Bey’in rûhunu sizde hissettim. Seni yeni değil, Hulûsi gibi eski bir talebe olarak kabûl ettim. Talebeliğin hàssası şudur ki; yazılan Sözler’e kendi malı gibi sâhib olmalıdır. Kendisi te'lif etmiş ve yazmış nazarıyla bakıp neşrine ve ehil olanlara iblâğına çalışmaktır. Mâşâallâh hattın güzeldir. Vakit bulursan bir kısmını yazın. Bir kısmını Husrev gibi ciddi talebeler yazar, onlardan bilâhare alır yazarsınız ve onlarla teşrîk‑i mesâî edersiniz. Altı senedir Isparta’da ciddi talebelerin çıkmasına muntazırdım, bekliyordum. El-minnetü lillâh, şimdi sizin ile beraber birkaç tane çıkmağa başladı. Çünkü bir talebe, yüz dosta müreccahtır. Sözler nâmındaki envâr-ı Kur'âniye ise, en mühim ibâdet olan ibâdet-i tefekküriye nev'indendir. Şu zamanda en mühim vazife, îmâna hizmettir. Îmân, saâdet-i ebediyenin anahtarıdır.
اَلْبَاق۪ي هُوَ الْبَاق۪ي Kardeşiniz Said Nursî