وَمَا مِنْ دَابَّةٍ فِي الْاَرْضِ اِلَّا عَلَى اللّٰهِ رِزْقُهَا
Rızk hayat kadar, kudret nazarında ehemmiyetlidir. Kudret çıkarıyor, kader giydiriyor, inâyet besliyor. Kudret‑i Ezeliye dehşetli bir fa'âliyetle âlem-i kesifi, âlem-i latîfe kalb ve zerrât-ı kâinâtı hayattan hissedar etmek için ednâ bir sebeb ile, bir bahâne ile kemâl-i ehemmiyetle hayatı verdiği gibi; aynı derece ehemmiyetle mebsuten mütenâsib, rızkı dahi ihzar ediyor.
Hayat; muhassal‑ı mazbuttur, görünür. Rızık gayr-ı muhassal, tedrîcî münteşirdir, düşündürür. Bir nokta-i nazarda denilebilir: “Açlıktan ölmek yoktur.” Zîra şahm vesâir sûrette iddihar olunan gıdâ bitmeden evvel ölüyor.
Demek terk‑i âdetten neş'et eden maraz öldürür. Rızıksızlık değil.