Van’a muvâsalat ettikten sonra, aşâiri (aşîretleri) dolaşarak ictimâî, medenî, ilmî derslerle onları irşada çalışmıştır. Bu hususta, suâl‑cevab hâlinde, “Münâzarât” isimli bir kitab neşretmiştir.
Bediüzzaman’ın bir taraftan ehl‑i siyasetle, diğer taraftan halk tabakası ve aşîretlerle muhâveresi, şüphesiz ki gayet merak-âverdir. Bütün bunlarda; bu zâtın yegâne azîm ve gayesinin İslâmiyet nurunun ve Kur'ân hakikatlerinin dünyaya yayılması olduğu ve kendisinin de bir dellâl-ı Kur'ân vazifesini bütün hayatında îfâ ettiği görülmektedir.