On Dördüncü Nükte
Kardeşlerim,
Kalbime ihtar edildi ki; nasıl ki, Mesnevî‑i Şerîf, şems-i Kur'ân’dan tezâhür eden yedi hakikatten bir hakikatin aynası olmuş, kudsî bir şerâfet almış; Mevlevîlerden başka daha çok ehl-i kalbin lâyemût bir mürşidi olmuş. Öyle de, Risale-i Nur şems-i Kur'âniyenin ziyâsındaki elvân-ı seb'ayı ve o güneşteki renk renk, çeşit çeşit yedi nuru birden aynasında temessül ettirdiğinden – inşâallâh – yedi cihetle şerîf ve kudsî ve yedi Mesnevî kadar ehl-i hakikate bâkî bir rehber ve bir mürşid olacak.