بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ
Azîz, sıddık kardeşlerim!
Ben, pek kat'î bir sûrette ve bine yakın tecrübelerim neticesinde kat'î kanâatim gelmiş ve ekser günlerde hissediyorum ki; Risale‑i Nurun hizmetinde bulunduğum günde, hizmetin derecesine göre kalbimde, bedenimde, dimağımda, maîşetimde bir inkişaf, inbisat, ferâhlık, bereket görüyorum. Ve çokları itiraf ediyor “Biz de hissediyoruz” derler. Hattâ, size geçen sene yazdığım gibi, benim, pek az gıdâ ile yaşadığımın sırrı, o bereket imiş.
Hem mâdem İmâm‑ı Şâfiî’den rivâyet var ki: “Hàlis talebe-i ulûmun rızkına, ben kefâlet edebilirim” demiş. “Çünkü rızıklarında vüs'at ve bereket olur.”
Mâdem hakikat budur ve mâdem hàlis talebe‑i ulûm ünvânına Risale-i Nur şâkirdleri bu zamanda tam liyâkat göstermişler; elbette şimdi yeni açlık ve kahta mukâbil Risale-i Nur hizmetini bırakmak ve zarûret-i maîşet özrüyle, maîşet peşinde koşmak yerine en iyi çare, şükür ve kanâat ve Risale-i Nur talebeliğine tam sarılmaktır.
Said Nursî