بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ
Yarım asır evvel tab'edilen bu müdafaayı şimdi bu asra daha muvâfık gördük. Güyâ o zamandan elli sene sonra bir hiss‑i kable'l-vukû' ile bir nev'i ihbar-ı gaybî olarak hayat-ı ictimâiyeyi alâkadar eden çok hakikatlere temâs ettiğinden neşredildi.
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ
وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ
Azîz, sıddık kardeşim!
Mâdem eski zamanda iki defa tab'edilmiş, kimse i'tirâz etmemiş, ayn‑ı hakikat bir risaleciktir. Hàs dostların tensibiyle fakat; sıhhatine tam dikkat etmek şartıyla neşredebilirsiniz. Bu risale, eski zamandan ziyâde bu zamanın tam bir dersi olabilir.
Said Nursî