Azîz, Sıddık ve Mübârek Kardeşlerim!
Evvelâ: Husrev’in imzasıyla Reis‑i Cumhûra verilen telgraf, – bir ihtimali var ki; Ankara’da küçük Husrevler, Husrev’in kalemiyle yazılan Kur'ânı fotoğrafla tab'etmek ihtimali hâtırımıza geldi – siz Isparta postahânesinden anlayınız ki, ne mâhiyette bir telgraftır? Bana da ma'lûmât veriniz. Merak ettim.
Sâniyen: Konya’daki Rıfat Filiz kardeşimizin mektûbunda; bazı sofîlerin bize hafif tenkidlerinin hiç ehemmiyeti yoktur. Sakın müteessir olmasınlar. Hiçbir vecihle mukàbele etmesinler. Şimdi ehl‑i îmânın, hususan ehl-i tarîkatın ve bilhassa şahsıma ait tenkidlerini bir nev'i nasihat ve bir nev'i iltifat telâkki ederim. Onlara hakkımı helâl ediyorum. Şimdi ehl-i ilhâdın bize dehşetli zararlarına karşı; kardeşlerimiz olan ehl-i îmânın gayet hafif, şahsıma karşı tenkidlerini bir nev'i îkaz ve bizi ihtiyata sevk için bir dostluk telâkki ediyorum.
Sâlisen: Bu yakında Afyon’da haftalık gazeteler, gizli münâfıkların tahrîki ile beni de, alâkamız olmadığı bir şeye münâsebetdâr göstermiş. Buradaki Nurcular da onu tekzîb ettiler. Merak edilecek bir şey değildir. Medresetü'z‑Zehrâ erkânlarının hàrika ve müessir ve Âlem-i İslâma menfaatli Hizmet-i Nuriyelerini bütün rûh u canımızla tebrik ediyoruz. Umum kardeşlerimize ve hemşirelerimize binler selâm eder, duâ eder ve duâlarınızı istiyorum.
اَلْبَاق۪ي هُوَ الْبَاق۪يKardeşinizSaid Nursî