Binbaşı Âsım Bey’in Risaletü'n‑Nur Sözler’i hakkında temsîl ettiği bir fıkradır
Münezzehtir şuûnâttan, hep ilhâm‑ı İlâhîdir,
Okurken nur alır vicdân, sutûr‑u bî-tenâhîdir.
Riyâdan, kibirden, her bir maâsîden münezzehtir,
Kelâm‑ı Lâyezâlî’den gelen, bir nesr-i müfrihtir.
Nasıl bir vecd içinde anladım bilsen, bu âsârı,
Bu âyetler gibi nurânî, lâhutî bu efkârı,
Meâsir mi, eser mi müncelî, yoksa müessir mi?
İlâhî bir “serâ”dan berk uran, hayret‑fezâ sır mı?
Anılmaz, anlatılmaz, sırr‑ı vahdetten haberlerdir,
Sen ey gâfil beşer! Bil nefsini, gör ki ne şeylerdir.
Bütün kevn, vâlih ve hayran düşündükçe ser‑encâmın,
Kerîm hayretle, hürmetle anar nâmın, büyük nâmın.
Âsım