Husrev’in Sözler’i yazmağa başladığı zaman yazdığı mektûbun fıkrasıdır.
Muhterem Efendim Hazretleri!
Bu sefer okumaklığımız için irsâl buyurduğunuz iki kitaptan birisini Bekir Ağa’dan aldım. Kitabın birkaç sahifesini okudum ve kitabın bir nüshası kendimde kalmak üzere istinsah etmeğe başladım. Kitab, münderecâtında arada sırada dimağımı alâkadar eden mesâilden bahsettiğini ve küçük mektûbların pek büyük hakikatleri kucakladığını gördüm ve çok müstefîd oldum.
Altıncı Mektûb’a kadar yazılan Sözler’i bir taraftan yazıyor, diğer taraftan da yazının gece yazılışından sıkılarak okumaya başlıyordum. Pek çok sürûr beni kaplıyordu. Altıncı Mektûb’a gelince şu gurbetteki firkatinizin en hazîn kısmını tayyettiğinizi ve bir kısmının da hikâye edildiğini okudum. Okudukça sizinle beraber kalbim hazîn hazîn ağlamaktan kendimi alamamakta idim. Hattâ yanımda bulunan vâlideme dahi okudum. Okurken vâlidem ağlıyor, gözlerinden yaşlar dökülüyordu. Ben de ağlamamak için nefsime cebrediyordum. Diğer taraftan da acaba tayyedilen kısmından da biraz yazılsa idi…
Husrev