Ey Azîz Üstad!
Bu defa yazmağa muvaffak olduğum üç mevkıftan mürekkeb Otuzikinci Söz’ü berây‑ı tashih takdim ediyorum. İşbu kitabın, nazar-ı âcizîde girân-bahâ bir hazine olduğunu yazmağa bilmem lüzum var mı? Dünyanın ölçülmek imkânı olmadığını söyleyen zât ve fikr-i beşerin nâ-mahdûd bir arâzi olduğunu iddia eden adam ne doğru söylemişler. Bu noktada fikrim; gittikçe inkişaf eden efkârımın ve dar muhayyilemin genişlemesinden mütevellid bir fikirdir. Dünyanın ölçülmez bir boşluk olduğunu ve fikr-i beşerin nâ-mahdûd olduğunu izâh maksadına müstenid değildir. Demek ki, her Risaleden rûhum ayrı ayrı gıdâsını alıyor. Otuzikinci Söz’ün kalbime ve rûhuma bahşettiği safâ-yı sermedî ve câvidânî değil mi ki, bu uzun mektûbumla mesrûriyetimi izhâr için sizi tâciz etmeme bâdî oluyor. Hülâsa, tatlı bir sermestî içinde hayatımdan memnunum. İnşâallâh duânız himmetiyle böyle meşrû bir sermestî içinde hayat-ı ebediyeye vâsıl olacağım inşâallâh.
Ahmed Zekâi