Azîz, sıddık, mübârek, Kur'ân‑ı Mu'cizü'l-Beyân’ın bir vech-i i'câzını hàrika kalemiyle gösteren ve mütemâdiyen defter-i hasenâtına, o yazdığı Kur'ânları okuyanların sevâbları yazılan kıymetdâr Husrev!
Bana gönderdiğin iki mübârek nüshadan birincisini size, Hilmi Bey’le gönderdim. Bir hiss‑i kable'l-vukû' ile, sen; “Isparta’dan ayrılacaksınız.” diye ikisini birden bize göndermiştin. Çok da iyi oldu. Şimdi Isparta, Medresetü'z-Zehrâ-i Ekber ve Medrese-i Nuriye-i Kübrâ olduğundan, bu kudsî eser, orada, hususan şühûr-u selâse gelmek üzere bir zamanda lâzımdır. İnşâallâh orada da, bizim gibi cüzleri ile taksim ile hatmeler okunacak.