Azîz, sıddık kardeşlerim!
Nur fabrikasının sâhibi ile kahraman Tahiri bizi gayet mesrûr eden müjdeler veriyorlar; hem bazı mes'eleleri soruyorlar. Sizlerdeki erkânın verdikleri karar ve münâsib gördüğü tarzlar, benim re'yimin fevkınde inşâallâh isabet ederler. Mâdem benim re'yimi de almak istiyorlar. Şimdilik, evvelce nazlanan matbaacılara lüzum yok. Hem mesleğimize muhâlif yeni hurûfa, Risale‑i Nurun bir nev'i müsâadesi hükmüne geçtiği için, lâzım değil. Sizler, el makinesiyle yazdığınız mikdar yeter. Zâten Nazîf de, el makinesiyle bir derece çalışıyor. Tashihine çok dikkat etmek lâzım. Eski hurûfla elmas kalemli kardeşlerim matbaaya ihtiyaç bırakmıyor. Bize yardım etsinler.
Sorduğunuz ikinci cihet ise, Hâfız Mustafa’ya verdiğim yeni hurûfla iki risale, çoğu ayrı ayrı olsun, bazı da beraber olsun. Gençlere ait risaleciğin başında isim olarak “Sirâcü'l‑Gâfilîn” veyâhut “Gençlik Rehberi” nâmı, tevhide ait risaleye “Hüccetullâhi'l‑Bâliğa” nâmını; veyâhut “Misbâhü'l‑Îmân” Kerâmet Mecmuasının ismi ise, “Sikke‑i Tasdik-ı Gaybî” veya “Tasdik‑ı Gaybînin Hâtemi” nâmını başında yazarsınız.
Arabî “Virdü'l‑Ekber-i Nuriye” tab'edilmişse, Arabî bilmeyen Risale‑i Nur şâkirdlerine bir teshîlât olmak için Yedinci Şuâ Âyetü'l‑Kübrâ ve Yirminci Mektûb’da izâh ve tercüme edilen sahifelerinin numaralarını “Virdü'l‑Ekber”in kenarlarına rakamla bir hâşiyecik gibi yazılsa iyi olur. Yani “Bu Arabî makam, filân risalede, filân sahifede izâhı var” diye işâret edilse ve elmas kalemli kardeşlerimiz bunu tevzî' edip, herbiri bazı nüshaları böyle işâretlerle kaydetse ve hem el makinesiyle yaptığınız veya matbaadan gelen risalelerden nümûne için bir‑iki nüshasını bize gönderseniz iyi olur.