Husrev’in fihriste hakkında bir fıkrasıdır
Azîz Üstadım!
Senelerden beri vücûda getirilen misilsiz âsâra, Otuzbirinci Mektûbun Onbeşinci Lem'asıyla öyle misilsiz bir eser daha ilâve buyurulmuş oluyor ki; o şâheserler, böyle şah bir eseri; o hàrika bedîiyât, böyle bedî' bir zübdeyi; o acîb te'lifât, böyle acîb bir mecmuayı; o azîm hakàik, böyle azîm bir külliyat‑ı hakàikı ve o nurlu risaleler, böyle nurlu bir fihristeyi istiyordu. Yüzbinler şükrolsun ol Feyyâz-ı Mutlak Hazretlerine ki, hiçbir müellifin muvaffak olamadığı böyle misilsiz eseri hazine-i rahmetinden ihsân etmekle, yüzyirmi adede vâsıl olan Külliyat-ı Nur’u, yüzyirmi sahifeden aşağı olmayan misilsiz fihristesiyle bir yerde toplamış bulunuyor. Bu risalenin menfaati, fevâidi o kadar çok ki; izâha hâcet yok. Bu kıymetdâr risale, kendi kendini lâyık olduğu bir tarzda medhediyor. Hem o kadar güzel medhediyor ki, fevkınde beyân olamaz.
Husrev