Evvelce takdim kılınan arîzalarımdaki tâbirat ve elfâz‑ı ta'zîmiyem ne için hak olmasın? Zîra şu kıymetdâr ve ehemmiyet-i nâmütenâhiyeyi ihtiva ve âleme berk-ı hâtıf gibi satvet-i maneviye ve hakîkiyesini emsâli gibi i'lâm ve ilân eden Yirmialtıncı Mektûb-u merğûbu yirmi günden beri muhtelif derecâtta müntesibîn-i ilmiye mütâlaa ettikleri hâlde bugün tashihine lüzum görülen ve ale't-ta'dâd yirmisekiz noktada ta'dil ve ilâve buyurulan nukat-ı mühimme, kelimât ve tâbirat-ı àliyeyi zâid veya noksan diyebilecek bir kimse çıkmasın ve çıkmıyor.
Evet şu asrın eşhâs‑ı muzırrasına karşı ilân etmiş olduğu cihad-ı maneviyede müşâhede edilen muvaffakıyet-i fevkalâdenin o gürûh-u hazele ve rezeleyi iskât ve ilzam ettiğini zerre kadar insafı ve iz'ânı ve insaniyette hazzı olanın ikrar ve itiraf ve tasdik etmesi vecîbeden olduğu vâreste-i rayb ve zunûndur.
Sabri