Altıncı Âyet
Sûre‑i Hadîd’de وَيَجْعَلْ لَكُمْ نُورًا تَمْشُونَ بِهِ Yani: “Karanlıklar içinde size bir nur ihsân edeceğim ki, o nur ile doğru yolu bulup onda gidesiniz.” Lillâhi'l‑Hamd, Risale-i Nur bu kudsî ve küllî mânâsının parlak bir ferdi olduğu gibi, نُورًا’deki tenvin (ن) sayılmak cihetiyle bin üçyüz onsekiz adediyle Resâili'n‑Nur müellifi tedrîsten, te'lif vazifesine ve mücâhidâne seyahate başladığı zamanın beş sene evvelki zamanına ve çok âyetlerin işâret ettikleri bin üçyüz onaltı tarihindeki mühim bir inkılâb-ı fikrîden iki sene sonraki zamana tevâfuk eder ki; o zaman istihzarât-ı nuriyeye başladığı aynı tarihtir.
İşte şu nurlu âyet, hem mânâca, hem cifirce tevâfuku ise, umum vücûhu ayn‑ı şuûr olan Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyân’da elbette ittifakî ve tesâdüfî olamaz.