Onaltıncı Lem'a
بِاسْمِهِ
وَاِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ
اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكَاتُهُ
Azîz, sıddık kardeşlerim Hoca Sabri, Hâfız Ali, Mes'ûd, Mustafalar, Husrev, Re'fet, Bekir Bey, Rüşdü, Lütfiler, Hâfız Ahmed, Şeyh Mustafa ve sâire… Sizlere meraklı ve medâr‑ı suâl olmuş dört küçük mes'eleyi ma'lûmât kabîlinden muhtasar bir sûrette beyân etmekliğe, kalbimde bir hâtıra hissettim.