بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ
وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ
اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَاَحْسَنَ اللّٰهُ عَزَاكُمْ وَاَعْطَاكُمْ صَبْرًا جَم۪يلًا وَغَفَرَ لِمَيِّتِكُمْ وَنَوَّرَ قَبْرَهُ بِنُورِ الْا۪يمَانِ وَالْقُرْاٰنِ وَجَعَلَهُ ف۪ي قَبْرِهِ مُشْتَغِلًا بِرِسَالَةِ النُّورِ بَدَلَ الْفَلْسَفَةِ السَّق۪يمَةِ اٰم۪ينَ
Azîz Kardeşim!
Bu hâdise dahi, Abdurrahman hâdisesi gibi bir hüccettir ki, bize şimdiki tarz‑ı hayat yaramaz. Bize bu dünyada daha sâfî ve àlî ve kudsî bir hayat-ı masûmâne ihsân edildiğinden ona kanâat lâzımdı. Merhum Abdurrahman gerçi muvakkaten aldandı, fakat İstanbul’da Risale-i Nur mukaddemâtına büyük bir hizmeti var. Hem Onuncu Söz ile tam kurtuldu, sonra gitti.
Merhum Fuâd dahi, inşâallâh Risale‑i Nurun feyziyle îmânını kurtarmış ve mektûbu dahi, senin dediğin gibi gösteriyor ve size ve hânedânınıza mensûbiyetiyle, samîmî iftiharı ve kuvvetli irtibatı Risale-i Nur cihetiyle olduğunu hissettim.
Ben size tâziye vermek değil, belki hem onu hem sizi tebrik ederim ki, bu zamanın dehşetli ve dalâletli hayatından kurtuldu, daha masûm ve çok bulaşmadan gitti ve size Cennet’te lâyık bir evlâd ve وِلْدَانٌ مُخَلَّدُونَ sırrına mazhar oldu. Ben şimdiye kadar merhum Molla Abdullâh ile beraber Abdurrahman’ı ve Ubeyd’i ekser duâlarımda zikrettiğim gibi, merhum Fuâd’ı dahi onlarla beraber her vakit yâd edeceğim, inşâallâh.
Evet kardeşim, dediğin gibi, Fuâd’ın (rh) mektûbu aynen Abdurrahman’ın (rh) mektûbu misillû, Risale‑i Nurun bir şu'le-i kerâmetini gösteriyor. Yalnız Abdurrahman’ın gayet hàlis ve şimdiki tarz-ı hayattan ve tâbirlerinden müberrâ, sâfî ifâdesi onda yoktur. Eğer dünyada kalsa idi, mağlûb olmak ihtimali vardı.
Cenâb‑ı Erhamürrâhimîn hem ona, hem Risale-i Nur hânedânına ve dâiresine merhamet edip, onu rahmetine ve Cennet’e aldı, mağlûb ettirmedi. Risale-i Nurun küçük talebeleri dâiresindeki makamında ibkà etti. Hadsiz şükür olsun ki, bu iki kahraman biraderzâdelerim vefâtlarının ilânnâmeleriyle, Risale-i Nur şâkirdleri îmânla kabre gireceklerine dair olan müjde-i Kur'âniyeye iki misâl ve iki delil gösterdiler.
Benim tarafımdan Risale‑i Nurla alâkadar veya bizimle dost olanlara selâm ve duâ ile, Dâvud ve Nihad, iki Muhammed ve Abdülmecîd ile beraber, bütün manevî kazançlarıma her gün hissedardırlar.
Kardeşiniz Said Nursî