Nokta
Arkadaş! Kalb ile rûhun hastalığı nisbetinde felsefe ilimlerine meyil ve muhabbet ziyâde olur. O hastalık marazı da ulûm‑u akliyeye tevağğul etmek nisbetindedir. Demek manevî olan hastalıklar, insanları aklî ilimlere teşvik ve sevkeder. Ve akliyât ile iştigâl eden, emrâz-ı kalbiyeye mübtelâ olur!‥
Ve kezâ, dünyanın iki yüzünü gördüm:
Bir yüzü: Az çok zâhirî bir ünsiyet, bir güzelliği varsa da, bâtını ve içi dâimî bir vahşet ile doludur.
İkinci yüzü: Filcümle zâhiren vahşetli ise de, bâtınen dâimî bir ünsiyetle doludur.
Kur'ân‑ı Azîmü'ş-Şân, nazarları, âhiretle muttasıl olan ikinci veche tevcîh eder. Birinci vecih ise, âhiretin zıddı olup ademle muttasıldır.
Ve kezâ, mümkinâtın da iki vechi vardır:
Birisi: Enâniyet ile vücûddur. Bu ise, ademe gider ve ademe kalbolur.
İkincisi: Enâniyetin terkiyle ademdir. Bu ise Vâcibü'l‑Vücûd’a bakar, bir vücûd kazanır.
Binâenaleyh, vücûd istersen, mün'adim ol ki, vücûdu bulasın!‥