Şu fıkra dahi Sabri Efendinin mektûbundandır
Üstadım Efendim!
Şu kıymetli elmaslar, Cenâb‑ı Hak’tan Habîb-i Zîşanına gönderilen Şecere-i Tûbâ’nın nâmütenâhî semereleri olduğunu ve bunların emsâli gibi bî-nazîr mücevherâtın ihrac ve teşhîri zamanını bulup sergi-i Rabbânîye ve Muhammediye’ye vaz' eden Zât-ı Üstadânelerine şu dakikada kàsır aklım ve isti'dâdsız lisânımla şöyle duâlar ediyorum: اَللّٰهُمَّ احْفَظْ مُؤَلِّفَ هٰذَا الدُّرِّ الْيَكْتَا الَّذ۪ي هُوَ مَوْسُومٌ بِرِسَالَةِ النُّورِ وَاَعْطِ قَلْبَهُ (وَقَلْبَ صَبْر۪ي) اَلَّذ۪ي هُوَ مَمْلُوءٌ بِالْحَقَائِقِ وَالْاِبْتِهَاجِ وَالسُّرُورِ اٰم۪ينَ
Sabri