Sözler’i, müştâkların ellerine yetiştiren kardeşim Bekir Ağa’nın fıkrasıdır
Elimizdeki hakàik‑ı Kur'âniyeyi câmi' Nur Risaleleri, her ân ve zaman bizi tarîk-ı hakikatin nurlarına istiğrak ederek, şu zaman-ı hâzıranın ehl-i îmânın kalbine verdiği ızdırâbı izâle etmektedir.
Hakka şükürler olsun ki, ehl‑i îmânın üzerine musallat olan ve gayr-ı kàbil-i tahammül olan hâlât karşısında, îmân ve irşadın nurânî dâiresi dâhilinde, hak ve hakikate lâyık bir vazifede istihdam ediliyoruz. Şu zamanda yegâne medâr-ı tesellîmiz olan şey, ancak Erhamürrâhimîn’in, tavassutunuzla; bize kavuşturduğu hakikatlerdir. Lisânım, şükrânlarıma tercümân olamıyor. Ne söyleyeceğimi bilmiyorum. Ancak söyleyebildiğim şey, beklediğim ümîd; benim ve ehl-i îmânın, bilhassa risalelerle alâkadar kardeşlerimin iki cihanda mesrûr olmalarını ve bilhassa başta Üstadımızın kudsî ve pek azîm hizmetinden, Hàlık-ı Kâinât Hazretlerinin râzı olmasını temennîden ibaret kalıyor. Bugünkü ahvâl-i müessifeden müteessir olmamak mümkün değil. Allah iyi yapar, inşâallâh. Ben câhilim, bu kadar yazabildim. O Sözler’in kıymetini ta'riften âcizim. Ne kadar yazsam, o eserlerin kıymetinden binde bir nebzesini gösteremez.
Talebeniz Emrullâh oğlu Bekir