Eser, emsâli gibi nurlu ve hikmetlidir. İnşâallâh temennî buyurduğunuz vechile Ümmet‑i Muhammed’in ictimâî ve pek mühim bir yarasına kat'î devâ olur. Doğrudan doğruya Nur-u Kur'ân olan mübârek Sözler’in kasd ve işâret edilmek istenildiğini arzettim ve makam-ı tasdikte şimdiye kadar kendisine birkaç Söz’ü de okudum ve imkân buldukça da okuyacağım. Lâyuadd ve lâyuhsâ niam-ı Sübhâniyesine mazhar olduğum Allâh-u Zülcelâl Tebareke ve Teâlâ ve Tekaddes Hazretlerine hamd ve şükürden âciz, isyan ile âlûde iken Zât-ı Üstadâneleri bizi İzn-i Rabbânî ile o mübârek münevver Sözler ile irşad edip zulmetten nura çıkardınız.
Taharrî‑i hakikat ile ömür geçirir iken mukadderât bu âsî bîçâreyi de beş sene evvel Şah-ı Nakşibend Hazretlerinden Muhammedü'l-Küfrevî Hazretlerine doğru açılan tarîk-ı Nakşibendîye idhal eylemişti. Sonra muvakkat bir küsûf neticesi olarak yol kaybolmuş, zulmet ve dikenler içinde kalınmış iken nurlu Sözler’inizle zulmetten nura, girdabdan selâmete, felâketten saâdete çıktım. اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ هٰذَا مِنْ فَضْلِ رَبّ۪ي Fermân buyuruyorsunuz ki: Îmânı kurtarmak zamanıdır. عَلَى الرَّأْسِ وَالْعَيْنِ
Hulûsi