Afyon Hapsinden Sonra Hizmet‑i Nuriye Nasıl Cereyan Etti?
Isparta’da, teksir makinesiyle Nur mecmualarının neşrine devam ediliyordu. Üstad, yine âdeti vechile tashihât ile meşguldü. Yalnız hapisten sonra Hizmet‑i Nuriye birkaç kısma inkısam etmişti; yalnız teksir ile ve el yazısı ile neşre münhasır olmuyordu. Bu zamanlardaki hizmet safhaları şu sûretle ifâde olunabilir:
1‑ Muhtelif vilâyet, kasaba ve köylerdeki Nur Talebeleri, bulundukları muhîtlerinde Nurları okumak, yazmak, okutmak ve neşrine çalışmak.
2‑ Isparta ve İnebolu’da, teksir makinesiyle Nur Risalelerinin mecmualar hâlinde teksiri ve etrafa neşri.
3‑ Ankara ve İstanbul’da, muhtelif halk tabakaları arasında, hususan üniversite ve diğer mekteb talebeleri, gençler, memurlar ve hanımlar arasında Nurların yayılması, okunması, Risale‑i Nur da'vâsına çokların yakın manevî alâkaları. Bunlardan hàlis fedâkârlar ve îmân hàdimlerinin çıkması. Nur-u îmânın, bu iki büyük merkezde harâretle inkişafı.
4‑ Kitapların iâdesi ve yeniden bazı yerlerde Nurlara ve talebelerine ilişmek, dolayısıyla resmî makamlarla münâsebet, Risale‑i Nurun, vatan ve milletin, nesl-i âtînin saâdetine vesilesi cihetinin duyurulması, isbât edilmesi, yeni Türk Hükûmeti’nin, Kur'ânın bu yeni ve ekmel Nuruna takdirle bakması, en modern neşir vâsıtasıyla hem Anadolu’ya, hem Âlem-i İslâma ve insaniyete duyurulmasının te'mini.
5‑ Şark vilâyetlerinde Risale‑i Nurun intişarı…
İşte, Said Nursî, Afyon hapsinden tahliye edilip Emirdağı’na geldiği zaman, nazarındaki hizmet safhaları bu sûrette idi ve merkez‑i hükûmetle de hizmet itibariyle alâkadardı. Bu zamana kadar Nur hizmeti, ancak risalelerin yazılıp çoğaltılmasına münhasırdı. Üstad, tâ Barla’dan beri dâima hàs talebeleriyle, Nurların neşrine çalışanlarla görüşmüş, onları hizmetlerinden dolayı tebrik ve teşci' etmişti. Bu tarihten sonra mektebliler ve memurlar Nurlara müteveccih oldular. Nur hizmetini hayatlarının gayesi addeden ve bu hizmetle vatan, millet ve İslâmiyete en büyük faydayı te'min eden talebeler meydâna çıkarak hizmete başladılar.