Karaçi Nur Talebeleri Adına Yazılan Bir Mektûb
Karaçi Nur Talebeleri
PAKİSTANM. Sabir İhsanoğlu, M. A. (Prev) Department of Islamic History and CultureUniversity of Karachi Islamic Republic of Pakistan
Muhterem efendim!
Azîz ve büyük Üstadımız olan Hazret‑i Bediüzzaman Said Nursî’nin mühim eserlerini aldım. Başka eserlerini görmemiştim. Siz bana ilk defa olarak gönderdiniz. İmtihanım çok yakın. Mayıs’tan sonra Hazret-i Üstad hakkında ve onun îmânî ve Kur'ânî hizmetlerine ait makaleler yazacağım. İnşâallâh, sizlere burada neşrolunan nüshalardan da göndereceğim. Maddeten sizi tanımıyorsam da, ma'nen tanırım. Kur'ân-ı Kerîm’e göre bütün Müslümanlar hakîki bir kardeş gibi… Ben size, sizin İslâmî birader ve bâhusus Türkiyeli Müslüman ve Nurcu olmanız haysiyetiyle yazıyorum. Ben bir Pakistanlıyım, Türkiyeli değilim. Ana dilim Türkçe değil, fakat Nur talebesiyim. Bediüzzaman Said Nursî’yi en büyük din ve fikir adamı bilirim ve kendimi bir Nur talebesi ilân ederim. Said Nursî Hazretleri değil sizlerin, bütün İslâm gençliğinin Üstadıdır. Maalesef memleketimizde Türkçe bilen yoktur, bunun için Üstad’ın hizmetlerine nâvâkıftırlar.
Pakistan’dan Risale‑i Nur hakkında size ma'lûmât veriyorum:
Üstad ve Türkiye hakkında ma'lûmât çok azdır. İki yıldır biraz çalışıyorum… Pakistan, Buhâra ve Birma gazetelerinde makaleler yazdım. Çok takdir edilip, benden, Türkler ve Risale‑i Nur hakkında yazılar ricâ ettiler. Benim, evvelâ Üstad hakkında ma'lûmâtım yoktu. Bu meyânda Sâlih Özcan adlı bir gence, Türkiye’ye dair kitaplar göndermesi için yazdım, bana gönderdiler. Bunlardan birisi Serdengeçti idi. Bunda, Risale-i Nur hakkında bir makale gördüm. Okudum, istifade ettim ve Nur hakkında ma'lûmât toplamaya başladım. Ben onun eserlerini okuyup yazmayı çok isterdim. O zamandan beri onun yazılarını okudum, düşündüm; O nedir? Bana ma'lûm oldu ki: Ona karşı İslâm düşmanları dışarıda propaganda yapmışlar. Onun hakkında bugüne kadar oniki makale yazdım. Dâvet (Delhi), İstiklâl (Rangoon), Tesnîm (Lahore), El-Münir (Layelpur), Asia (Lahore), Müslim (Dakka), İnkılâb (Karachi), Anjam ve Ceng (Karachi) ve diğer bazı gazetelerde yazmıştım.
Üstad hakkında yazılan bu makaleler, diğer dillere de tercüme edilmiştir. Bugün Onu, binlerce belki milyonlarca müslim ve gayr‑ı müslim biliyor, benden, onun hakkında ma'lûmât istiyorlar. Her gazete onun hakkında yazmak istiyor. İnşâallâh, üç ay sonra bu konuda bütün enerjimle çalışacağım. Düşman-ı İslâmdan korkmuyorum. Karaçi’de Üstad’ın kitaplarını ve başka Türkçe kitapları topladım ve bir küçük kütübhâne te'sis ettim. Türkiye’den gelen bütün kitaplar buradadır.
Bu yıl “Türk‑Pakistan Talebeler Birliği” adlı bir cem'iyet kurmak niyetindeyiz. Nur dostlarımızdan ricâ ederim ki, Türk-Pakistan dostluğunun bağlarını müstahkem eylesinler; Urdu lisânı da okusunlar. Bu yarımadada yüzotuz milyon Müslümanın millî lisânı yalnız Urducadır. Bizler, burada Türkçe için çalışırız. Türkçe bilen, Sibirya’dan Arnavutluk’a kadar altmış milyon Müslüman ve Türkiye’deki yirmibeş milyon Türk’tür.
Nur talebesi kardeşlerime söylüyorum: “Nerede olursa olsun siyonizme karşı mücâdele etsinler.” Komünizmin icâdcıları yalnız Yahudîlerdir. Bugüne kadar bu komünistler, İdil‑Ural, Kafkasya, Almanya, Kırım, Azerbaycan, Garbî Türkistan ve komşumuz Doğu Türkistan’ı istilâ ettiler. Altmış milyon kardeşimizin hukuku pâyimal oldu. Hindistan dahi bir emperyalisttir. Nehru ve başka Hindûlar, İslâmiyet’in düşmanıdırlar. Maalesef, Müslüman devletler bunu bilmiyorlar. Nehru, Keşmirli Müslümanları öldürtüyor.
Said Nursî’ye gidip Hindli Müslümanlar hakkında söyle ki, kendi memleketinde buna karşı yazılsın.
Said Nursî Hazretlerine burada çok hürmet vardır. Onu severiz, onun sıhhat ve uzun hayatı için duâ ederiz. İslâm dünyasında Said Nursî’nin eşi yoktur. Mısır’da bir Hasan El‑Benna var idi (şehîd edilmiştir), Yutmiz’de İkbâl var idi (vefât etmiştir), hâlen bir Mevdudî var. Başka büyük adamlar da vardır, lâkin Üstadımız gibi yoktur. Üstad, İslâm dünyasının cevheridir. Onun hakkında ma'lûmât azdır. Onun eserleri Farsça, İngilizce ve Urducaya tercüme edilmemiştir. Lâkin istikbâlde olacaktır.
Üstad’ın kıymetli hayatı hapishânede geçmiştir. Halkçılar ona çok mezâlim revâ gördü. Elhamdülillâh, bunların devr‑i istibdâdı gitmiş, Demokratlar gelmiştir. Biz Pakistanlılar, bunun için Menderes Hükûmeti’nin hâmîsiyiz. Eğer Demokratlar olmasaydı; ne Türk-Pakistan dostluğu olurdu, ne de Bağdat Paktı ve sizlerle taallukat-ı îmâniye…
Kusura bakma, Üstadım Hazretlerine çok çok selâmlar ve hürmetlerimi söyle, Nur dostlarıma da selâm. Üstad’ın büyük ve iyi fotoğrafını gönder.
Yaşasın İslâm kardeşliği ve Türk‑Pakistan dostluğu!
Ev Adresim: Room No. 8 University Hostel Mission Rd. Karachi
El‑Bâkî Hüve'l-BâkîPakistanlı Nur ŞâkirdiErrabadlıM. Sabir İhsanoğlu30.3.1957